Coffeedcoffee
Tecrübeli Demleyici
- Katılım
- 24 Ara 2022
- Konum
- İstanbul
Herkese merhaba,
Yaklaşık 1–2 aydır sosyal medyada gündemde olan ve yurt dışında birçok kişinin fikir belirttiği bu konuyu, forumda görmeyince girizgahı ben yapayım istedim.
Kısaca konu, Avustralya’da bir kafenin sütlü içecekleri servis etmek için önceden hazırlanmış/porsiyonlanmış espresso kullanmasıyla ilgili.(Pre-batched espresso*) Kafe sahibi, bu yöntem sayesinde (iddialarına göre) maliyetlerini düşürdüğünü, daha sürdürülebilir olduğunu, çok hızlı servis verebildiğini ve tat açısından bir kayıp yaşanmadığını belirtiyor.
Sipariş verilen sütlü içecek için önceden hazırlanmış espresso (96 saat’e kadar önce), kola dispanserine benzer bir makineyle doğrudan bardağa alınıyor. Aynı anda süt köpürtme makinesi sütü hazırlıyor ve içecek 15–20 saniye içinde servise hazır hale geliyor. Şu anda bu sürede içecek hazırlayabilen tam otomatik makine bile bildiğim kadarıyla yok.
Konuyla ilgili olarak Barista Hustle’den Matt Perger’in de dahil olduğu 6 kişilik bir ekip, denemeler yapmak üzere kafeye gidiyor. Sonuçta çoğunluğu tecrübeli ekip, önceden hazırlanmış espressolu sütlü içecek ile taze hazırlanmış içecek arasındaki farkı %77 oranında ayırt edebiliyor. Buraya kadar herşey normal.
Ancak devamında, kör tadım yapılan hangi içeceğin kendileri için daha iyi olduğunu belirtmeleri istendiğinde, önceden hazırlanmış espresso ile yapılan içecekler az farkla da olsa öne çıkıyor. Bir süre sonra benzer bir deneme bu sefer Scott Rao tarafından yapılıyor ve sonuçlar yine ilk test ile paralellik gösteriyor.
Konuyla ilgili daha detaylı okumak ve videoları izlemek isteyenler, Barista Hustle sitesine ve YouTube’da The Coffee Show with Kirk Pearson adlı kanala göz atabilirler. Bu arada Kirk Pearson, bahsi geçen Project Zero Cafe adlı kafenin sahibi.
Anladığım kadarıyla yalnızca süt ve çeşitleri ile yapılacak içecekler için bu sistem kullanılıyor. Yani espresso istediğinizde yine anlık şekilde taze hazırlanıyor. Kullandıkları sistem ile yine nitelikli çekirdek seçkisi servis ediliyor.
Günün sonunda aynı anda yalnızca 1-2 müşteriye dakikalarca deneyim aktaran ‘Omakase’ tarzı ile, 15-20 saniyede tüketmeye hazır bir içecek sunan bu kafe arasında iki farklı uçta alternatif çıkmış durumda.
Bu konuda hem tüketicilerin, hem baristaların hem de kafe sahiplerinin ne düşündüğünü oldukça merak ediyorum.
Yazıyı ne kadar kısa ve net tutmaya çalışsam da pek olmadı; umarım okuyacaklar için zorlayıcı olmaz.
Yaklaşık 1–2 aydır sosyal medyada gündemde olan ve yurt dışında birçok kişinin fikir belirttiği bu konuyu, forumda görmeyince girizgahı ben yapayım istedim.
Kısaca konu, Avustralya’da bir kafenin sütlü içecekleri servis etmek için önceden hazırlanmış/porsiyonlanmış espresso kullanmasıyla ilgili.(Pre-batched espresso*) Kafe sahibi, bu yöntem sayesinde (iddialarına göre) maliyetlerini düşürdüğünü, daha sürdürülebilir olduğunu, çok hızlı servis verebildiğini ve tat açısından bir kayıp yaşanmadığını belirtiyor.
Sipariş verilen sütlü içecek için önceden hazırlanmış espresso (96 saat’e kadar önce), kola dispanserine benzer bir makineyle doğrudan bardağa alınıyor. Aynı anda süt köpürtme makinesi sütü hazırlıyor ve içecek 15–20 saniye içinde servise hazır hale geliyor. Şu anda bu sürede içecek hazırlayabilen tam otomatik makine bile bildiğim kadarıyla yok.
Konuyla ilgili olarak Barista Hustle’den Matt Perger’in de dahil olduğu 6 kişilik bir ekip, denemeler yapmak üzere kafeye gidiyor. Sonuçta çoğunluğu tecrübeli ekip, önceden hazırlanmış espressolu sütlü içecek ile taze hazırlanmış içecek arasındaki farkı %77 oranında ayırt edebiliyor. Buraya kadar herşey normal.
Ancak devamında, kör tadım yapılan hangi içeceğin kendileri için daha iyi olduğunu belirtmeleri istendiğinde, önceden hazırlanmış espresso ile yapılan içecekler az farkla da olsa öne çıkıyor. Bir süre sonra benzer bir deneme bu sefer Scott Rao tarafından yapılıyor ve sonuçlar yine ilk test ile paralellik gösteriyor.
Konuyla ilgili daha detaylı okumak ve videoları izlemek isteyenler, Barista Hustle sitesine ve YouTube’da The Coffee Show with Kirk Pearson adlı kanala göz atabilirler. Bu arada Kirk Pearson, bahsi geçen Project Zero Cafe adlı kafenin sahibi.
Anladığım kadarıyla yalnızca süt ve çeşitleri ile yapılacak içecekler için bu sistem kullanılıyor. Yani espresso istediğinizde yine anlık şekilde taze hazırlanıyor. Kullandıkları sistem ile yine nitelikli çekirdek seçkisi servis ediliyor.
Günün sonunda aynı anda yalnızca 1-2 müşteriye dakikalarca deneyim aktaran ‘Omakase’ tarzı ile, 15-20 saniyede tüketmeye hazır bir içecek sunan bu kafe arasında iki farklı uçta alternatif çıkmış durumda.
Bu konuda hem tüketicilerin, hem baristaların hem de kafe sahiplerinin ne düşündüğünü oldukça merak ediyorum.
Yazıyı ne kadar kısa ve net tutmaya çalışsam da pek olmadı; umarım okuyacaklar için zorlayıcı olmaz.