Barista Ürküten Küçük Korku Hikayeleri

CoFFeePaTh

Akdeniz Ev Baristası
Katılım
8 Nis 2019
Konum
Adana
Kahvesever, Kavaklıdere Cotes d'avanos serisinden iki kadeh yuvarladıktan sonra, espresso çekmek için 18 gram Etiyopya dolu Kinu'sunun kolunu çevirdi çevirdi çevirdi, tamplayıp makineye taktığında aklından "Bir daha espresso için el değirmeni kullanırsam iki olsun." diye geçirdi. Makinenin kolunu kaldırdığında kendisini soğuk bir mağarada buldu. Bilmediği bir dilde konuşan insanlar vardı etrafında; fakat ilginç bir şekilde konuşulan her şeyi anlıyordu. Nabzının yükseldiğini; gözlerinin karardığını hissetti. İnsanlar etrafında toplaşıp "nasılsın?" diye sorduğunda, "siz kimsiniz?" diyebildi bilmediği dilde... Gülüp geçtiler. Sol yanında hoş kokulu bir sıvı vardı; bunun oyulmuş taş içinde şarap olduğunu anladı. Muhtemelen onun sarhoş olduğunu sandılar. Burayı daha önce gördüğüne yemin edebilirdi, kanıtlayabilirdi de ama şu an önemi yoktu. Buraya ait değildi ve evine gitmeliydi. Kalan şarabı içti ve bir fotoğraf aldı.

20260320_134006.jpg

Mağaradan çıkmak istediğinde yolu bulamadı. Açık seçik bir giriş ya da çıkış yoktu. Güneş, ağaç, bitki yoktu. Depolanmış erzaklar, bilmediği ama anladığı dilde yazılmış yönergeler vardı. Fazlaca gözleme şansı bulamadan omzunda sıcak bir el hissetti.

Yaşlı bilge bugün sıranın kendisinde olduğunu söylediğinde ne sırası olduğunu anlamadı. Yaşlı Bilge onu aldı ve tuhaf yuvarlak bir taşın başına götürdü. Telefonu hala yanındaydı ve fotoğraf çekmeyi ihmal etmedi:


20260320_132637.jpg

En azından tekerleği icat etmişlerdi ama ne sırasıydı bu? Öğrenmesi uzun sürmedi. Genç kızlar haşlayıp kuruttukları kilolarca buğdayı önüne koydular. Demek tarım da yapılıyordu, ne güzel. Medeniyetten çok da uzak değildi. Derken eline kalınca da bir ahşap şaft tutuşturdular. Kahveci öğütmeye başladı. İnanılmaz zorlanıyordu. "Bu böyle olmaz bi' taş filan girse napıcaz." diye düşünürken bu tip kaygılarla arasında birkaç bin yıl olduğunu anladı birden. Çevirdi, çevirdi, çevirdi. Un gibi olmuştur diye düşünürken bulgur elde ettiğini gördü. Çavuşun atasının ayarı var mıydı emin değildi ama bu basbayağı bulgurdu. Tüm buğday bittiğinde tekrar un yapmak için bir daha öğütmek zorunda olduğunu anlayınca, "Elektriğin icadına kaç yıl kalmış olabilir ki." diye yakındı. Daha çok vardı. Ama akıllı görünen bir çocuk "Abi bunu biraz geliştirdik, kolu uzattık, artık daha az zamanda daha çok bulgur yapabilecez." dedi. Kahveci birey çaktırmadan bir resim daha aldı:

20260320_135029.jpg

"Bi hava aliyim diye dışarı çıktığında artık nerede olduğunu kesin olarak anlamıştı:

20260320_135234.jpg


...

18 gramdan 42 gram espressoyu çektiğinde kolu indirirken tekrar kendini evinde ve daha önemlisi; zamanında buldu. Gözü Kinu'sunu buldu bir an, gitti ve ona sevgiyle sarıldı.

Kaymaklı'da, Zelve'de kendi gibi kol çevirenler geçmişte olmuştu, anlaşılan her zaman olmaya devam edecekti: Bugün ve yarın...
 
Son düzenleme:

DtB

Joker
Katılım
12 Ağu 2023
Makinenin kolunu kaldırdığında kendisini soğuk bir mağarada buldu. Bilmediği bir dilde konuşan insanlar vardı etrafında; fakat ilginç bir şekilde konuşulan her şeyi anlıyordu. Nabzının yükseldiğini; gözlerinin karardığını hissetti.


Yaşlı Bilge onu aldı ve tuhaf yuvarlak bir taşın başına götürdü. Telefonu hala yanındaydı ve fotoğraf çekmeyi ihmal etmedi:


20260320_132637.jpg


En azından tekerleği icat etmişlerdi ama ne sırasıydı bu? Öğrenmesi uzun sürmedi. Genç kızlar haşlayıp kuruttukları kilolarca buğdayı önüne koydular. Demek tarım da yapılıyordu, ne güzel. Medeniyetten çok da uzak değildi.



Derken eline kalınca da bir ahşap şaft tutuşturdular. Kahveci öğütmeye başladı. İnanılmaz zorlanıyordu. "Bu böyle olmaz bi' taş filan girse napıcaz." diye düşünürken bu tip kaygılarla arasında birkaç bin yıl olduğunu anladı birden. Çevirdi, çevirdi, çevirdi. Un gibi olmuştur diye düşünürken bulgur elde ettiğini gördü. Çavuşun atasının ayarı var mıydı emin değildi ama bu basbayağı bulgurdu. Tüm buğday bittiğinde tekrar un yapmak için bir daha öğütmek zorunda olduğunu anlayınca, "Elektriğin icadına kaç yıl kalmış olabilir ki." diye yakındı. Daha çok vardı. Ama akıllı görünen bir çocuk "Abi bunu biraz geliştirdik, kolu uzattık, artık daha az zamanda daha çok bulgur yapabilecez." dedi. Kahveci birey çaktırmadan bir resim daha aldı:

20260320_135029.jpg



Bi hava aliyim diye dışarı çıktığında artık nerede olduğunu kesin olarak anlamıştı:

20260320_135234.jpg
 
Son düzenleme:
Üst