Konuyu güncellemeyeli bayağı olmuş, daha doğrusu kusura bakmayın, biraz ihmal etmişim. En son yaptığım denemelerden sonra kahve içiminde gerçekten çok farklı şeylerle karşılaştım. Çekirdekler farklı, damak zevki farklı; insanların dediği gibi bu işte gerçekten her şey değişiyor. Ekşi mi, acı mı, tatlı mı, doğru espresso mu içiyorum derken aslında aradaki o ince çizginin tamamen sizin damak tadınıza hitap eden nokta olduğunu fark ettim.
O yüzden bu konu içinde “bence doğrusu budur”, “yanlışı budur” denilen şeyleri tabii ki baz almak lazım. Çünkü burada gerçekten çok değerli insanlar var. Özellikle kahve konusunda yıllarını vermiş, bu işe ciddi emek harcamış ve olabildiğince en iyi kahveyi içmeye çalışan çok kişi var. Hepsine ayrı ayrı tekrar teşekkür ederim. Bu süreçte benim de bazı noktaları anlamama ciddi şekilde yardımcı oldular.
Şu an geldiğim noktada hâlâ fırsat buldukça kahve dükkânlarını gezmeye çalışıyorum. Özellikle third wave yani üçüncü nesil kahvecilere gitmeye çalışıyorum. Burası gerçekten ucu bucağı olmayan bir dünya. Çünkü çok fazla çekirdek var, çok fazla deneyimlenecek şey var. Her şey değişiyor; aynı çekirdeğin latte’si ayrı, espressosu ayrı karakter gösterebiliyor.
Espresso özelinde konuşmam gerekirse, sanırım benim biraz daha klasik espresso tarafında olduğum ortaya çıktı diyebilirim. O yüzden konuya yeni denk gelen ya da şu an bunu okuyup benden çekirdek önerisi bekleyen arkadaşlar için şunu söyleyebilirim: İlk başlarda direkt çekirdek önermek bana daha kolay geliyordu. “Evet, bu güzel çekirdek, bunu önerebilirim” diyordum. Ama zaman geçtikçe ve daha fazla dükkân gezip daha fazla kahve tattıkça şunu fark ettim: İnsanların damak tatları gerçekten birbirinden çok farklı.
Bazı yerlerde içtiğim bir espresso shot bana hiç güzel gelmezken, yanımdaki arkadaşım aynı kahveyi çok beğenebiliyor. Bunun gerçekten net bir ortası yok gibi. Bu yüzden size yapabileceğim en net öneri şu: Mutlaka kurcalayın, deneyin. Eğer bir espresso makinesi ya da değirmen aldıysanız, her ayarı tek tek deneyin. Kendinize en uygun noktayı bulduğunuzda zaten sizin için en keyifli kahve ortaya çıkıyor.
Şu an mesela evde yaptığım kahvelerden sonra dışarıda, özellikle daha standart diyebileceğimiz kahvecilerde espresso ya da kahve içerken yapılan hataları daha rahat fark edebiliyorum. Çok basit bir dükkânda espresso içtiğinizde bile, kaç saniyede alınmış, çekirdek bu espressoya uygun mu değil mi, bunları az çok anlayabilecek bir noktaya geliyorsunuz. Benim için en büyük kazanımlardan biri bu oldu. Bir yerde kahve içtiğim zaman artık az çok bir hata var mı yok mu anlayabiliyorum. Herhalde bunun sebebi de çok fazla kahve denemek.
Yurt dışında da birçok kahve dükkânını ziyaret etme fırsatım oldu. Orada da insanların çok farklı teknikler kullandığını gördüm. En basitinden çikolatalı espresso diye bambaşka tatlar denedim. Açıkçası buna tam anlamıyla espresso denir mi emin değilim ama dediğim gibi, burada işin hayal gücü biraz da size kalıyor.
O yüzden size tavsiyem net: araştırın ve deneyimleyin. Bunun dışında verilebilecek en iyi tavsiye bence bu. Yine de kullandığınız cihazla ya da başka bir konuyla ilgili sorunuz olursa, elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım. Sadece işlerim biraz yoğun olduğu için her zaman çok vakit bulamıyorum. Ara ara güncelleme yapmaya çalışıyorum ama onun dışında konuları takip ediyorum.
Bu süreçte yardımcı olan herkese tekrar teşekkür ederim. Eğer sizin de eklemek istediğiniz, özellikle şu an Nisan 2026 itibarıyla yeni gelişen teknolojiler, farklı çekirdekler ya da yeni öneriler varsa onları da duymak ve denemek isterim.